Ofislerde en sık duyulan teknik şikâyet "internet yavaş" cümlesidir. Bu cümle neredeyse hiçbir zaman internet hattını tarif etmez. Hat kapasitesi ölçüldüğünde genellikle sorun görülmez; asıl darboğaz kullanıcı ile access point arasındaki birkaç metrede, yani kablosuz ağ tasarımındadır.
Kablosuz ağ, kablolu ağdan farklı olarak paylaşımlı bir ortamdır. Aynı anda yalnızca bir cihaz konuşabilir; diğerleri sırasını bekler. Bu temel fark, aşağıdaki sorunların hepsinin kaynağıdır.
Kanal çakışması: en yaygın neden
2.4 GHz bandında birbiriyle çakışmayan yalnızca üç kanal vardır: 1, 6 ve 11. Çoğu ofis binasında onlarca komşu ağ aynı bandı kullanır. Cihazınız veri göndermek istediğinde, aynı kanaldaki komşu ağın trafiği bitene kadar bekler.
Belirtileri tanıdıktır: sinyal göstergesi dolu görünür ama aktarım yavaştır, video görüşmeleri kesilir, sorun günün belirli saatlerinde yoğunlaşır.
5 GHz bandında kanal sayısı çok daha fazladır ve çakışma ihtimali düşüktür. Bu nedenle kurumsal ortamlarda mümkün olan tüm cihazların 5 GHz bandına yönlendirilmesi, tek başına belirgin iyileşme sağlar. Buna karşılık 5 GHz duvarlardan daha zor geçer; kapsama planlaması gerektirir.
Access point yerleşimi
Access point'ler çoğu zaman kablolamanın kolay olduğu yere konur — sistem odasının yanına, bir dolabın üstüne, koridorun ucuna. Oysa doğru yerleşim, kullanıcıların bulunduğu alana göre planlanmalıdır.
Sık karşılaşılan yerleşim hataları:
- Cihazın metal dolap içine veya arkasına konması
- Asma tavan üstünde, hava kanalı ve kablo tavası arasında bırakılması
- Tek bir güçlü cihazla geniş bir alanın kapsanmaya çalışılması
- Katlar arası sinyal sızıntısının hesaba katılmaması
- Duvar tipi cihazın yanlış yöne bakması
Kapsama sorunu genellikle sinyal gücünü artırarak çözülmeye çalışılır. Bu çoğu zaman durumu kötüleştirir: cihaz kullanıcıya daha uzaktan ulaşır ama kullanıcının zayıf vericisi geri dönemez. Sonuç, bağlı görünen ama veri aktaramayan bir istemcidir.
Kapasite: kaç cihaz, ne kadar trafik?
Kapsama ile kapasite farklı şeylerdir. Bir access point sinyali her yere ulaştırabilir ama aynı anda otuz cihaza hizmet veremeyebilir.
Kapasite planlaması yaparken şunlar dikkate alınmalıdır:
- Cihaz sayısı: Kişi başına ortalama iki-üç cihaz düşer (dizüstü, telefon, tablet).
- Uygulama profili: Video konferans, bulut dosya senkronizasyonu ve VoIP, ofis uygulamalarından kat kat fazla bant genişliği ve düşük gecikme ister.
- Yoğunluk alanları: Toplantı odaları ve eğitim salonları, metrekare başına en fazla cihazın toplandığı yerlerdir.
- Misafir trafiği: Ayrılmamış misafir ağı, kurumsal trafiği doğrudan etkiler.
Kapasite sorununun tipik belirtisi, sorunun kişi sayısıyla birlikte artmasıdır: sabah erken saatlerde her şey yolundayken, ofis dolduğunda yavaşlama başlar.
Roaming: bağlantı kopmadan geçiş
Kullanıcı ofis içinde hareket ettiğinde cihazının bir access point'ten diğerine geçmesi gerekir. Bu geçiş kararını çoğunlukla istemci cihaz verir, access point değil. İstemciler ise genellikle bağlı oldukları cihaza gereğinden uzun süre tutunur.
Sonuç: kullanıcı uzaktaki bir access point'e zayıf sinyalle bağlı kalmaya devam eder, hemen yanındaki güçlü cihaza geçmez. Görüşme sırasında yürüyen bir kullanıcının sesinin kesilmesi çoğu zaman budur.
Kurumsal denetleyici tabanlı sistemler bu davranışı yönetmek için yardımcı mekanizmalar sunar: zayıf istemcilerin bilinçli olarak bırakılması, hızlı yeniden kimlik doğrulama ve bant yönlendirme gibi. Ev tipi cihazlarla kurulmuş ağlarda bu araçlar bulunmaz.
Diğer sık nedenler
- Eski istemci cihazlar: Ağdaki en yavaş cihaz, kanal süresini orantısız kullanarak diğerlerini de yavaşlatır.
- Girişim kaynakları: Mikrodalga fırın, kablosuz kamera ve bazı Bluetooth cihazları 2.4 GHz bandında gürültü üretir.
- Yanlış yapılandırılmış DHCP: Adres havuzunun tükenmesi, bağlantının kurulup veri akmaması olarak görünür.
- Kablolu taraftaki darboğaz: Access point'i besleyen switch portu veya uplink hattı doluysa, kablosuz taraf ne kadar iyi olursa olsun sonuç değişmez.
Nasıl teşhis edersiniz?
Sorunu tahmin etmek yerine ölçmek, çözüm süresini belirgin biçimde kısaltır. Aşağıdaki sıra çoğu vakada yeterlidir:
- Sorunu tarif ettirin: Nerede, hangi saatte, hangi cihazda, hangi uygulamada? "Her yerde ve her zaman" yanıtı genellikle doğru değildir.
- Kabloluyla karşılaştırın: Aynı konumda kablolu bağlantıda sorun sürüyorsa neden kablosuz ağ değildir.
- Ortamı tarayın: Bir Wi-Fi tarama aracıyla komşu ağları, kullandıkları kanalları ve sinyal seviyelerini kaydedin.
- Sinyal ve gürültü seviyesini ölçün: Yalnızca sinyal gücü değil, sinyal-gürültü oranı da önemlidir.
- Bağlı istemci sayısını inceleyin: Access point başına düşen istemci sayısı dengeli mi, yoksa bir cihazda mı yığılmış?
- Bant dağılımını kontrol edin: Kaç istemci 2.4 GHz'de, kaçı 5 GHz'de?
- Kablolu tarafı doğrulayın: Uplink doluluğu, port hataları ve PoE bütçesi.
- Bulguları kaydedin: Değişiklik yapmadan önceki durum kayıtlı olmazsa, iyileşme olup olmadığı da ölçülemez.
Çözüm yaklaşımı
Wi-Fi sorunları tek bir ayarla çözülmez; genellikle birkaç küçük düzeltmenin birleşimi gerekir. Kanal planının elle sabitlenmesi, sinyal gücünün düşürülerek hücre boyutunun küçültülmesi, ek access point eklenmesi, misafir trafiğinin ayrı bir VLAN'a alınması ve ses trafiğine öncelik verilmesi en sık uygulanan adımlardır.
Ofisinizdeki kablosuz ağın mevcut durumunu ölçmek veya yeni bir kurulum planlamak isterseniz MayraNet ekibiyle iletişime geçebilirsiniz. Çalışma genellikle yerinde bir ölçüm ve kapsama analiziyle başlar.
